Tarih:20 October 2025
Sporda tekno-ergonomi
Bu başlığı okuduktan sonra neler varmış ya dediğinizi hisseder gibiyim.
Formalar artık su geçirmiyor. Ama teneffüs eden bir özelliğe sahip olan
bu forma, sporcunun ten sıcaklığını bir şekilde dışarıya transfer
ediyor. Keza ayakkabılar da öyle. Su geçirmiyor, ayaklar ayakkabının
içinde zaman geçtikçe yanmıyor, ısıyı dışarıya iten bir zar ile ayak
sıcaklığının aynı düzeyde kalmasını sağlıyor.
Futbolun klasik yeşil çimleri, renkleri aynı olsa da bu defa sentetik
çimlerle aslını aratmayacak şekilde hepimize sunuldu. Bazı değil, çoğu
maç son yıllarda sentetik zeminle döşeli futbol sahalarında
oynatılıyor. Bundan memnun olanlar yanında memnun olmayanlar da
bulunuyor. Farklı iki zeminde yapılan maçlardaki yaralanma oranları
konusunda ciddi bir inceleme yapılırsa, büyük ölçüde sentetik
zeminlerdeki maçlarda daha çok yaralanma ve dolayısıyla sakatlıkların
meydana geldiği görülecektir.
Bu konu tartışılmaya devam ediyorsa da işin bir de ekonomik tarafı
bulunmaktadır. Gerçek çim ile sentetik çim arasında maliyetler
açısından önemli farklar bulunduğu bilinmektedir. Bu konuda
tartışmalara bakılırsa avantaj sentetik çim sahalardan yana
durmaktadır. Peki sakatlık konusu gündeme gelirse sonuç ne olacaktır?
Bu konuda iyi bir etki araştırması yapılmalıdır.
Salonlarda eskiden flaş ile fotoğraf çekilmesi yasak idi. Çünkü flaşın
patlaması ile pozisyonda yer alan sporcuların gözleri kısa süreli olsa
da görme kaybına uğruyordu. Flaşla fotoğraf çekiminin birinci sebebi
salon aydınlatmalarının yetersiz oluşudur. Zamanla aydınlatma
teknolojisi gelişti hatta maçın oynandığı zemindeki her metre kareye
düşen ışığın ansilümen cinsinden düzeyi ölçülmeye başlandı. Ayrıca
fotoğraf makinaları ve kameralarının daha düşük ışık ortamlarında çekim
yapabilme teknolojisine sahip olması ile flaşla fotoğraf çekme
neredeyse tarihe karıştı.
Kayak yapan sporcuların kullandıkları takımlar eskiye göre çok daha iyi
kayma özelliğine sahip oldu. Hatta yarış yapılan bölgenin kar yapısına
göre özel bir zemine büründü. Çeşitli kayak sınıfı yarışlarındaki
kullanılan tulumlara göz atarsak, onlardaki olağanüstü teknolojik
gelişmeler, kayak sporcularının çok daha rahat koşullarda antrenman
yapmalarını ve yarışmalarını kolaylaştırdığı görülecektir.
F1’deki teknolojik gelişmeleri yazmaya başlasak, sayfalar
yetmeyecektir. Ancak farklı hava koşullarındaki lastikler ve bunların
teknolojileri incelendiğinde olağanüstü bir tablo ile karşı karşıya
kalıyoruz. Yarış otomobillerini çok özel bir zemine sahip pistlerde
izlediğimizde yol tutuşunun ne kadar stabil ve güvenli olduğunu
hayretler içerisinde izliyoruz. Burada pistin özelliği kadar bu zemine
uygun üretilmiş lastikler dikkatle analiz edilmelidir.
Peki, günlük hayattaki gelişmeler biz normal insanlar için neler
sunuyor? Bir kere teknoloji bağımlısı olanlarımızın çoğunda boyun
omurlarında öne eğiklik fena bir şekilde yaygınlaşıyor. Keza elimizdeki
telefonlara bakarken de başımızı öne eğerek bu hareketi yapıyoruz.
Özellikle masa başı işleri sürdürenlerimizin ya masalarının
yüksekliklerinin arttırılması ya da kullandıkları bilgisayarların
altlarına birkaç kâğıt paketi koyarak yükseltilmesi gerektiğinibildirmek zorundayım. Bazı kullanımlardan dolayı birçok insanımız boyun
omurlarında ciddi hasarlarla karşılaşmaktadır.
Sporda hem teknik hem de ergonomik araştırmalara göz atmak gereklidir.
Gerek antrenmanlarda gerekse yarışmalar esnasında sporcuların olası
yaralanmalardan korunması için buna ihtiyaç duyulmalıdır. Bunların
yanında taraftar ya da seyirci olarak maçlara gidenlerin oturacakları
iyi bir koltuk, iyi sıcaklık ve iyi bir havaya ihtiyaç duydukları
unutulmamalıdır.
İstanbul, 13 Ekim 2025
