Sporda egitim üzerine...

Tarih:12 October 2024

Sporda egitim

Kulüpler, federasyonlar ve yerel yönetimler spora iliskin faaliyetlerini nasil yapiyorlar konusu bugünkü

yazimin ana fikri olarak karsimda duruyor. Kulüplerin sporla ilgili çalisma açilari oldukça genis. Alt yapilardan

baslayip, elit düzeydeki takimlarin olusturulmasi ve üst liglerde mücadele edecek bir takim yaratmada uzun

vadeli planlarla sonuca ulasmaya çalisiyorlar.

Federasyonlar, kulüplerdeki aktiviteleri izleyerek, kendi hedef ve amaçlari dogrultusunda bir tarafta

antrenör ve hakem yetistirirken diger tarafta yüksek performans sergileyebilecek milli takimlarin olusmasi

için çaba gösteriyorlar. Bunu yaparken Üniversiteler ve kulüplerle neredeyse organik bir bag içinde

oluyorlar.

Yerel yönetimlere baktigimizda, istigal ettikleri alanlar içerisinde profesyonel takim kurmalari, tesis

yapmalari, her yastaki insanlarimiza egzersiz ve spor yapma imkânlari saglamalari, çesitli ulusal ve

uluslararasi faaliyet düzenlemeleri göze çarpiyor.

Bu üç ayri gruba baktigimizda en önemli sorunun egitmenler ve egitmenlerin egitim durumlari sanki daha

çok ön plana çikiyor gibi… Kulüplerde ve federasyonlarda antrenör ya da egitmen olan çalisanlarin büyük

bölümünün yüksek ögrenim görmüs olanlarin içinden seçildigini düsünüyorum. Bu sektörde spor bilimleri

fakültesi mezunlarinin giderek daha fazla yer aldigini görmek beni mutlu ediyor.

Fakat bazi noktalarda sayisal degerlere ulasamadigim için yorum yapmakta zorluk yasiyorum. Örnegin, yerel

yönetimlerde diyelim ki yüzme egitimi veren egitmenler acaba yüzme biliyorlar mi? Dört tarafimiz

denizlerle çevrili denilerek sanki herkesin yüzme bildigini varsayarak konunun basitlestirilmesinden yillarca

uzak durmus idim.

Birakin egitmenlerin yüzme bilmesini, birkaç gün önce bir kilavuz kaptanimizin denize düserek hayatini

kaybetmesinden duydugum üzüntüyü anlatamam… Birkaç yil önce bu konuda bir kongrede bir bildiri izlemis

ve hayretler içinde kalmistim. “Seytan Çarmihi” denilen ip merdivenlerden tirmanarak kilavuz kaptanlik

görevine çikanlarin bazilarinin gemiye çikarken ya da inerken denize düserek hayatlarini kaybettigini

dinlemistim. Orada sordugum bazi sorular, konusmacilar tarafindan dikkatle not alinmisti. Ama geldigimiz

nokta henüz bir gelismenin saglanamadigi yönünde…

Yazinin arasina böyle bir hüzünlü hikâyeyi koymak istemezdim ama egitim her alanda ve her düzeyde daha

da önemsenmesi gereken bir çabadir.

Simdi tekrar konuma dönüyorum:

1. Her üç sektörde egitim veren egitmenlerin mezuniyet düzeyleri nedir?

2. Bunlarin ne kadari spor bilimleri fakültelerinden mezundur?

3. Egitmenlerin kendilerinin uygulamalardaki basarisi nedir?

4. Egitimlere katilanlarin yaslari nedir, sayisi nedir?

5. Çocuk yasta baslayanlarin performans kontrolleri yapilmakta midir?

6. Çocuk koruma politikalari mevcut mudur?

7. Taraf ve ilgi bulacak spor organizasyonlari yapilmakta midir?

Bu sorulara hem ciddi hem de dogru cevaplar bulmaliyiz. Bu haftayi yukarida siraladigim sorulari etüt

etmekle geçirecegim. Çesitli kulüp ve federasyonlarin sayfalarini inceleyecek, yerel yönetimlerde

tanidiklarimdan bilgi toplamaya çalisacagim. Bana bir hafta verin, ardindan sizlere sayisal degerlere sahip bir

yazi ile seslenecegim. Iyi bir hafta olsun…

Istanbul, 11 Subat 2024

Menu