Tarih:14 June 2024
Paris’e olimpik bakis
Olimpik yasamin içindekiler bilirler, bu yil Paris’e gidisimizin yüzüncü yilidir. Türkiye, çok genç olan
Cumhuriyetinin ikinci yilinda sporcularini Paris’teki 1924 yilinin yaz olimpik oyunlarina göndermistir.
Beklentim, bu konunun bir sempozyum ya da baska bir toplanti vasitasi ile gündeme getirilmesi idi.
Aslinda hala zamanimiz var ama bunu kim anlatacak?
Geçen haftanin ortasinda konuyu Sayin Ahmet Temurci ile uzun uzun konustuk. Kendisi, sporun
diplomasi gücünü en iyi bilenlerin basinda gelen bir genel müdürümüz. Paris’e 100 yil önce
katilisimizin basari hikayesinin anlatilmasinin zorunlulugundan söz ettim.
108 adet spor bilimleri fakültemiz var. Buradaki ögrencilerimizin, hatta ögretim elemanlarimizin da bu
konuda bilgi sahibi olmasi gerektigini inaniyorum. Daha da ileriye gidersem, ülkemize bu konuyu
aktarmak gerekir diye düsünüyorum.
Paris ve 100. Yil derken oraya hangi ülkeler gitmis diye kendi notlarima baktim. Olay olimpik bir
kültür hadisesi oldugu için mutlaka bir yerlere not almis olmaliydim. Aklimdakilere göre, Almanya,
Macaristan ve Polonya’nin da yüzüncü katilim yili. Ve bu anlamli hikâyede spor malzemeleri üreticisi
olan adidas’in lansmanini notlarimin bir kösesine kaydediyorum.
Olimpiyat oyunlari her dört yilda bir yapilir. Programdaki spor branslarinin bazilarini organizatör ülke
seçebilir. Bu yil Squash programda yer aliyor. Bu spor Türkiye’de hâlâ bagimsiz bir federasyon olarak
yer almiyor. Bu vesile ile gelismekte olan spor branslarinin özerklesmesi konusunda olumlu adimlarin
atilmasinin zamani gelmistir diyorum.
Bu konulara girmisken artik ülkemizde diger alanlarin disinda olmasina ragmen birer “Spor
Büyükelçisi”nin yetistirilmesi ve degisik ülkelere bu temsilcilerimizin gönderilmesinde fayda vardir
demek zorundayim. Örnegin, motosiklette bir Kenan Sofuoglu bizi en iyi temsil edeceklerden biri
olarak görülebilir. Keza, durmadan Afrika’ya giden, daha önce Avrupa ve Asya kitalarinda sürüs yapan
Asil Özbay kizimiz da bu görevi üstlenebilir. Spor Büyükelçiligi konusunda Spor Yöneticiligi
Bölümlerinden görüs bekledigimi belirtiyorum.
Paris, 1896’da Baron Pierre de Coubertin’in tüm çabasina ragmen kendisine verilmeyen olimpiyat
oyunlarini Atina’dan intikam alircasina yüzüncü yilinda tekrar organize etme sansina sahip oldu.
Atina, modern olimpiyat oyunlarinin yüzüncü yili olan 1996’yi alamamisti. Fransa’yi bu açidan
kutluyorum.
Ve gelelim son iki noktaya: Oyunlarda bu defa kadin ve erkek katilimcilar esit oranlarda yer alacaklar.
Kadin ve erkek sayisinin birbirine neredeyse esit olmasina ilk kez tanik olacagiz.
Bunun disinda Paris 2024’ün logosunun dikkatinizi çekmesini istiyorum. Logoya dikkatle bakin,
ortada bir alev var gibi görünüyor degil mi? Daha da dikkatli bakin, bu alevin alt kisminda bir kadin
dudagi kendisini gösteriyor. Saniyorum kadinlar, antik zamanlardaki olimpiyat oyunlarina birakin
sporcu olarak katilmalarini, izleyici olarak bile katilmalarinin yasaklanmasinin üzerinden yüzlerce yil
geçmesinin intikamini aliyor olmasinlar?
Istanbul, 05 Mayis 2024
