Tarih:18 February 2026
Berlin’den İstanbul’a 100 yıl…
Durduk yerde Berlin ve İstanbul’dan söz etmenin ne anlama geldiğini
açıklamaya çalışacağım. Adolf Hitler’in 1936’daki Olimpiyat
Oyunlarını desteklemesinin üzerinden 2036’ya gelindiğinde tam yüz
yıl geçmiş olacak. İlginçtir, İstanbul ve Berlin, 2000 yılı Yaz
Olimpiyat Oyunları için aday olmuşlar ancak meşaleyi Sydney’e
kaptırmışlardı.
2000 yılının adayları arasındaki Berlin’in o zamanki tanıtım
videolarında, o kentte yaşayan Türklerin düğünlerinden bazı kesitler
yanında Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operasından bazı bölümlerin
yer alması benim ilgimi çekmişti. İstanbul’un muhteşem görüntüleri
enfesti ama tesis ve trafik konusunu bildiğimden fazla yorum
yapamamıştım.
Şimdi geçmişe bakıp 2036 için hazırlık yapma zamanı gelmiştir. Ama
bu yüzüncü yıl hazırlığını Yunanlıların 1996 için yaptıkları
tanıtımlarına, hazırlıklarına benzememesi gerekir. Bunun detaylarını
çok sonra sizlerle paylaşacağım. “Golden Olympics” şeklinde
akıllarda kalan bu oyunları, hepinizin bildiği gibi Atlanta kapmış
(!) idi. Ne de olsa Coca Cola’nın keşfedildiği, Ted Turner’in 24
saat yayın yapan CNN’i, Jane Fonda’nın Aerobik Cimnastik
kasetlerinin tüm dünyaya sardığı bir kent olan Atlanta, sözünü
ettiğim şu basit birkaç parametre ile yarışı kazanmıştı.
Biliyorum bu yazımı okuyanlarımızın çoğu İstanbul’un trafiğinden,
pahalılığından, kontrol edilemez sanılan keşmekeşliğinden söz
edecek. Ama biliyor musunuz, bu durum bile İstanbul’un önemli
zenginliklerinden birisidir. Trafiği çözmek çok basittir.
İstanbulluları Akdeniz’e tatile gönderirsek bu sorun kendiliğinden
ortadan kalkacaktır. Pahalılık sizde para yoksa ortaya çıkar. Parayı
bulmak zor değildir, yeter ki iyi bir planlama yapalım… Keşmekeşlik
dediğimiz şey kentin ruhudur. O ruh, içinde gizli bir güç oluşturur.
Güç kontrol edilirse ortalık durulur.
Benim sorun olarak gördüğüm noktalar, sportif tesisler ve olimpik
köy olasılıklarıdır. Bunun dışındaki en önemli problem ise Olimpizm
ve olimpik oyunların halkımıza gençlerimize, insanlarımıza
aşılanmasıdır. Bu konu okullarımızda, medyada, spor teşkilatında,
kulüplerimizde çok farklı kampanyalar ile aktarılmalıdır. Burada
Millî Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve TMOK doğrudan
devreye girmelidir. Kenarda duran büyük bir dev’in varlığını unutmuş
değilim: YÖK ve Üniversitelerimiz… Asıl görev bu kuruluşlara
düşüyor. Gençlik orada, sporcular orada, antrenörler, yöneticiler
orada…
Çok uzattım sanırım. Bazı okurlarım uzun yazdığımdan şikâyet
ediyorlar. Onları kızdırmamak için burada kesiyorum. Milano-Cortina
(İtalya) 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapıyor. Birçok
TV kanalından yarışmaları izleyebiliyoruz. İtalya Başbakanı Giorgia
Meloni’ye destekleri için ben de bir teşekkür göndersem fena olmaz
sanırım. Politikacılar olmaz ise spor olur mu bunu tartışmaya
sunuyor ve köşemden kaçıyorum…
Fethiye, 14 Şubat 2026
