Tarih:27 October 2024
2028’e hazir miyiz?
Bu konuda yazacagimi daha önce belirtmis idim. Araya baska olaylar girince
ötelemistim. Ama geçen süre içinde yaprak kimildamadi. Simdi spor federasyonlarinin
yeni baskanlarinin seçilmelerine iliskin haberlere odaklandik. Eskrim, Taekwondo’da
yeni yüzleri görüyoruz.
Normal sporcularin disindaki paralimpiklerin basarisi Paris sonrasi isleri karistirdi gibi.
Spor Bakaninin bile degisecegi söyleniyor. Ama bu bakan, olacaklari daha önce söylemis
idi. Meraklisi varsa birkaç cümlesini paylasabilirim. Bu arada Futbol Federasyonu eski
Baskaninin Bakan Yardimcisi olacagi, Alpay’in Bakan olabilecegi, Yerlikaya’nin baska bir
göreve yönlendirilecegi bilgileri havada uçusuyor.
Kuskusuz bu gibi haberler dedikodudan ibaret oluyor. Atamalarda liyakatin dikkate
alinmasini bekliyorum. Simdi buradan 2028’in Melekler Sehri’ne dogru yol alalim:
Tom Cruze Paris’te aldigi Olimpiyad bayragini bir Harley Davidson ile Los Angeles’e
tasidi. Sanirim Hollywood tepelerindeki bir noktaya dikti. Paris, akillara zarar bir açilis ile
Olimpiyat tarihindeki törenlerin bir baska biçimde de yapilabilecegini tüm Dünyaya
gösterdi. Birlesik Devletler simdiden senaristlerine hazirlik yaptiriyor olmalidir.
Bu arada Yunanistan’da ilginç olimpik toplantilar yapiliyor. 2004 Olimpiyat Oyunlarindaki
üst düzey görevliler, gönüllüler aradan 20 yil geçtikten sonra durum degerlendirmesi
yapiyorlar. Biz Paris’i degerlendirdik mi acaba?
Birkaç haftadir hemen her federasyonun faaliyet programlarina bakiyor olmama ragmen
arasinda olimpik sözcügün geçtigi bir ifadeye rastlayamadim. Bu da demek oluyor ki
2028 için hazirliklara henüz baslanmadi. Bunun nedeni belli; spor federasyonlarinin
baskanlik seçimlerinin sonuçlarinin açiklanmasi sonrasinda yeni bir döneme geçilecek
olmasidir?
Türkiye, özerk spor federasyonlari sistemine geçtikten sonra baskanlik seçimlerini o yilin
olimpiyad oyunlarindan sonra yapilmasi yönünde karar almistir. Olimpik olmayan
sporlar da seçimlerini bu periyot içinde yapmaktadir. Ama olimpik hazirliklar denilince
burada baska mekanizmalarin devreye girmesi gereklidir. Millî Egitim Bakanligi, Türkiye
Milli Olimpiyat Komitesi, Yüksek Ögretim Kurulu, Spor Bilimleri Fakülteleri bu konuda bir
yapilanma içine girmelidir. Olimpik hazirliklar yalnizca bir federasyona, yalnizca olimpik
komiteye birakilacak kadar hafif bir konu degildir.
Sonuç olarak spor ve sportif hazirliklar eger olimpiyatlari hedeflemezse oradan basari
çikmaz. Hatta olimpik barajlari bile geçemeyebiliriz. Bunlari düsünerek hareket
edilmesini saglayacak girisimleri desteklemeye hazir binlerce gönüllünün oldugunu
bildirerek yazimi bitiriyorum.
Istanbul, 23 Ekim 2024
