Yaşam Keyfi...

Tarih:24 Kasım 2019

Yaşam keyfi…

 

Hep geleceği konuşuruz. Planlamaya çalışırız. Ama her zamanki gibi evdeki hesap çarşıya uymaz. Çünkü planlama bir bilimdir, üstelik sanattır. Bunun zerresinden bihaber olanların yapacağı planlar hiçbir işe yaramaz. Genelde şu anlayış yaygındır: “Bugünü kurtardık, yarın Allah Kerim…”

 

Günlük hayatın türlü çeşitlerini yaşarız. Kavgalar, dövüşler, sorunlar, beklentiler, uzayıp giden çekişmeler… Ama bir türlü huzurlu, rahat, düzgün bir yaşamı yakalayamayız. Bunun türlü sebepleri bulunur. Birincisi, geçmişin iyi planlanmamasıdır. Anneniz, babanız, akrabalarınız ve diğer tanıdıklarınız her şeyinizi karışmışlardır. Okul, elbise, ayakkabı, saçınız gibi her konuda size karşı çıkmışlardır.

 

Günlük hayattan söz ederken aklımdakileri yazmadan geçemeyeceğim. Spor ve fiziksel egzersizler yaparken bile sizin seçimlerinizi etkilemişlerdir. Cimnastik dersiniz, hayır futbol derler; voleybol dersiniz, hentbola gidersiniz. “Basketbol oyna, boyun uzar” derler, üstelik oynarsınız ama boyda bir değişiklik olmaz!

 

Bir başka konu; büyüklerimiz veya konuyu bilen bilmeyen herkesin ağzındaki klasik cümleyi paylaşayım; “Üç tarafımız denizlerle kaplı, biz neden yüzmede başarılı olamıyoruz?”

 

Efendim; birinci konu, hayatımızın geleceği geçmişle doğrudan ilişkilidir. Aile hem yaşam hem de spor için son derecede önemli bir belirleyicidir. Eğer aile içinde spor yapan, yapmış biri yoksa sporun s’si bile asla dile getirilmez. Hatta, sporun tehlikelerinden söz edilir. Bunu önlemenin yolu okul ve okuldaki beden eğitimi faaliyetleridir. Ama Temel eğitime başlayan çocuklarımız, bu dersi o dersin uzmanlarından almazlarsa onlara da geçmiş olsun!

 

Burada Sınıf Öğretmeni olanlarımızın ve onları yetiştirenlerin sürekli tepkisini alan birisi olarak yazıyorum. Evet sınıf öğretmenliği çok önemli bir görevdir. Fakat gerek beden eğitimi gerekse fiziksel aktiviteler için özel eğitim almış eğiticilerin bu kademede görev almaları gereklidir. Bu eğitmenlerin birinci işi, çocuklara sporu sevdirmek ve bunu bir yaşam şekli olarak benimsemelerini sağlamaktır. 

 

İkinci konu olarak ise şu yüzmedeki yanlış anlayışı düzeltebilmek için tekrar yazmak istiyorum: Yüzme sporunun denizlerle uzaktan yakında ilişkisi yoktur. Yüzme sporu havuzlarda yapılır. Dünyanın en sayılı yüzücüleri denizde yüzdüklerinden değil, havuzlarda modern antrenman yöntemleri ile çalışmaları sonunda rekorlar kırmaktadırlar.

 

Ve bunların tamamında tek bir faktör çok önemli bir rol üstlenmiştir, o da bu işin öğreticisidir. Önce hem yaşamın hem de sporun öğretmeni olmalıdır. Yaşam öğretmeni her tarafımızdadır. Ağaçlar, kuşlar, sevdiklerimiz, sinekler, yağmurlar bizim yaşamımızın belirleyicisi olan gerçek öğretmenlerdir. Sporda ise önce beden eğitimi öğretmenlerimiz sonra da antrenörlerimiz yol göstericidirler. İki tarafın armonisi eğer güzel ise o zaman yaşamın keyfini çıkarırsınız.

 

Tüm öğretmenlerimizin gününü kutluyorum…

 

Menu