Sporda fikir hırsızlığı...

Tarih:23 Nisan 2018

Sporda fikir hırsızlığı

Son senelerde, kendilerini bir gruba, yerel yönetime, vb. kuruluşlara çeşitli ilişkilerle bağlayabilmeyi başaranların yaptıkları en önemli icraat sportif konulardaki fikir hırsızlıklarıdır. Bunların yaptıklarına baktığımda öncelikle futbolda hızlı şekilde para harcayarak takım kurmaları ve varsa yoksa bunların reklamının edilmesidir. Kocaelispor aşağı liglere doğru çeşitli sebeplerle gitmiş olmasından faydalanarak kurdurulan Birlikspor’un durumunu hep birlikte izledik.

Sporla küçük de olsa ilişkisi olanlarımızın bildiği küçük bir şiar bulunmaktadır: Bazen para hiçbir şey değildir. Yeşil-Siyah algısını beyinlerden çıkarmak pek o kadar kolay değildir. Dolayısıyla siz bir takım yerine diğerini ön plana çıkararak istediğiniz başarıyı elde etmeniz mümkün değildir. Hoş, buna benzer şekilde bazı şehirlerimizde bu denendi ancak, kültür ve karakter işin içine girince bu ayrılığı bu bölgede hazmetmek çok zordur.

İşin bir de spor kulübü ve yerel yönetim destekleri ile oluşturulan takımlar tarafı bulunmaktadır. Uzun uzun yazmayacağım. Kendisini süper yönetici gibi gösteren, çevresindekilerin spor kültürü konusundaki eksikliklerini bilen, durumdan vazife çıkaran güya spor yöneticileri vasıtası ile kurdurulan takımların ne hallerde olduğunu bilmeyenimiz yoktur sanırım.

Yerel yönetimler spora destek vermeli midirler? Kuşkusuz evet. Yapılanlar oldukça başarılı işler. Yüzme havuzları, okul spor salonlarının yeniden restore edilmesi, buraların eğitim- öğretim faaliyetleri dışında vatandaşlar tarafından kullanılması çok güzel şeyler. Kadınlar için özel hareket programları, Obezite ile mücadele çalışmaları, spor kulüplerine malzeme yardımları, spor kulüpleri başkanları ile çok kapsamlı toplantılar, bir çırpıda aklımıza gelen işler arasında duruyor.

Fakat, başka açılardan baktığımızda tablo çok farklı. Ben bu kente geldiğimde İzmit Merkez nüfusu 100 bin civarında idi. Şimdi eğer tabelalardaki rakamlar doğru ise 360 bin olmuş. Bunun anlamı, her türlü hizmetin yanında spor ve fiziksel aktivite için 3 misli büyüklükteki projelerin hayata geçirilmeleri gerekliliğidir.

Neyse şimdilik konumuz bu değil. Bazı kurumlar ve kişiler çaldıkları fikirlerle bazı işleri kotardıklarını sanarak uzun seneler bu şehri asıl hedefinden saptırdılar. Artık buna dur demenin zamanı gelmiştir. Çalınan projelerin isim babalarına veya fikir sahiplerine manevi telifleri ödenmelidir. Nüfusu 3’e katlanan bu kent için yeni projeler üretilmelidir.

Küçük bir örnek; yeni stat yaptık ve oraya yalnızca karayolu ile ulaşabileceğiz. Otoyol’un dibindeki stadı neden yenilemedik ki? Bu gibi tesisler, metro, tren ve deniz yolu güzergâhları üzerinde yapılırsa maç günlerinde trafik daha akıcı seyreder.

Sonuçta, geleceğin İzmit’i ve Kocaeli’si için farklı işlerin planlanması gereklidir. Nasıl yapılır sorusuna cevabımı bir başka yazımda belirteceğim. Herkese iyi bir hafta diliyorum.

Menu