Sporda beklenen başarılar üzerine bir yazı...

Tarih:4 Şubat 2017

Sporda gerçek başarı

Birinci olmak, Şampiyon olmak mıdır sporda gerçek başarı? Çoğunluğa göre öyle… Dikkat edin, ikinciler hiç hatırlanmaz, hep birinci olanlar akılda kalır. Şampiyon bilinir, hatırlanır, diğerleri kâğıtlardadır.

Spor kulüplerimizin çeşitli hedeflere dönük faaliyetlerini dikkatle inceliyorum. Öncelik olarak iyi bir takım kurma sonra da bir takım olabilme üzerine yoğunlaşıyorlar. Bu görüş giderek yaygınlaşıyor. Gerçekten takımı kurmakla her şey bitmiyor, takım olmak takımı kurmaktan daha zor oluyor. Sakatlıklar, antrenman zorlukları, hiç beklenmedik maç sonuçları, medya ve taraftarın baskısı derken takım olabilmede akıl almaz sorunlar karşımıza çıkabiliyor.

Sorunları çözmenin birinci yolu, kulüp yönetiminin her bakımdan güçlü olmasıdır. Yönetim ve yönetişim konularında doğru bir planlama ve uygulama sergilemiş olmaları takım işlerinin yolunda gitmesini sağlayacaktır. Kuşkusuz tam bu noktada seçilen teknik adam ve oyuncuların kalitesi devreye girecektir.  Çünkü belirli bir hedefe yönlenmiş ve ciddi bir planlama içerisinde olan kulübün teknik elemanları ile uyumlu bir şekilde çalışması zorunludur. Hırslı, işini iyi bilen, disipline edilmiş davranış modelleri olan teknik adamlar bu türden yapılanmalarla daha iyi çalışma koşulları bulmaktadırlar.

Oyunculara gelince, eğer temel ve gelişim antrenmanları döneminde kendi yaş gruplarına özel antrenman uygulamalarını başarı ile tamamlamışlar ve yüksek performans egzersizlerinde optimal (=en uygun) bir performans sergileyebilecek düzeye gelmişlerse işler iyi gidiyor olabilir. Ne yazık ki, her sporcu aynı koşullarda yetişmiyor. Teknik adamlar o dönemlerde kondisyon ve teknik beceri egzersizlerini yeterince yapmayan sporcularla daha çok uğraşmak zorunda kalıyorlar. Bu tablo, aşırı yüklenme şiddetlerinde sakatlıklara veya iyi dinlenme aralıklarının verilmeyişi nedeni ile çok farklı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasını sağlıyor.

Bu olumsuzlukların giderilmesi için neler yapılabilir? Bir kere her oyuncunun temel antrenmanlarla ilgili çeşitli testlerden geçirilmesi ve bunların bir karne gibi belgede veya bir veritabanında saklanması tavsiye edilir. Bir oyuncu, takıma geldiğinde onun kondisyonel özelliklerine ilişkin verilerle birlikte gelmesi teknik adamın işini kolaylaştıracaktır. Bu testlerin yapılması zor mudur? Hayır, kolaydır ve basit kontrol yöntemleri ile bazı özelliklerin test edilmesi sporcu için bir kolaylıktır. Testler, oyuncuların genel performans düzeyini yansıtacağı için, antrenörler bu sonuçlara göre doğru yüklenme şiddetlerinde antrenman yaptıracaklardır.

Bunları bütün şehirlerimiz, ülkemiz için organize edebilir miyiz? Çok kolay… Bugün nasıl bir TOHM* yapılanması varsa, pekâlâ OTM**’ler kurulabilir. Bu merkezler, gelişmiş kulüplerin tesisleri içinde veya yerel yönetimlerin bünyesine yerleştirilebilir. Bazı motorsal özelliklerin test edilmesi için gerekli araç-gereçler temin edilebilir.

Böyle bir hizmet, ileride daha yetenekli ve spor antrenmanları için hazırlanmış bir jenerasyon (=nesil) yaratacaktır. On Sekiz yaşına gelmiş ve ben futbolcu olacağım diyen aday, geçirdiği yıllar içinde yaşına uygun egzersizleri yapmamışsa, sözünü ettiğimiz testlerden geçmedi ise onun bu yaşta başarılı bir futbol oyuncusu olması mümkün değildir.

Sporda gerçek başarı her yaşta o yaşa uygun egzersizlerin harfiyen yapılması ile başlar. Eğer bunlar yapılırsa zaten gerçek başarı kendiliğinden gelir. Bugün şampiyon olmuş her takımın oyuncu kadrosuna ve geçmişteki antrenmanlarını gözden geçirin, çoğunluğunun o sözünü ettiğim dönemlerde gereken egzersizleri yapabilen sporculardan meydana geldiğini görürsünüz. Başarı için antrenman şart ama yaşlara göre özel düzenlemelerin gerekliliği unutulmamalıdır.

*: Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri

**: Olimpik Test Merkezi

 

Menu