Spor, devşirme ve madalya

Tarih:19 Ağustos 2017


Anlaşılan, artık madalyaları devşirme denilen sporcularımızla alabileceğiz. Londra’da devam etmekte olan Atletizm Dünya Şampiyonasında iki sporcumuzun podyuma ulaşmalarında, isimlerine baktığımıza bunların devşirme olduğu hemen ortaya çıkıyor. İyi midir, kötü müdür, inanın bugünlerde çok farklı görüşlerin bombardımanı altındayım. Birçok öğrencim bu konuda bir yazımı bekliyor olduklarını ilettiler.
Sporcuların işi kolay değildir. Normal bir insana göre 3 misli daha aktif yaşarlar. Yürüdükleri yol, koştukları mesafe, yedikleri, içtikleri ve yaşam tarzlarını açıklamak için bazen istatistikler bile yeterli olmaz. Eğitimleri, aile yaşamları, antrenmanları hep sorunlarla doludur. 
Normal bir insan günlük hayatında sabah saat sekizde kalkarken onlar o saatte birinci antrenmanlarını tamamlamış olurlar. Gerisini yazmaya gerek yok. Bir final yarışına hazırlanmak için an az 2 yıllık ayrı bir periyotta antrenman yaparlar. Yarışlar, seyahatler, sakatlıklar, bazen ekonomik zorluklar da bunun cabasıdır. 
Ardından final günü gelir ve beklenen derece gerçekleşmez. Hayal kırıklığı ortaya çıkar. Tüm hazırlıklar bir kalemde silinir gider. Ya da tam tersi olur. Bir şekilde finalde derece yapar ve madalya alınır. Sevinç yaşanır. Podyumda en güzel yerde olunur. Sonra başlar dedikodular: Devşirme sporcu ile madalya alındı, devşirmelerle şampiyona katıldılar, vb. gibi…
Bu yöntemi seçen birçok ülke spor federasyonu var. Bireysel ya da takım olarak yapılan sporların neredeyse tamamında devşirme denilen sporcular boy gösteriyor. Artık buna alışıldı. Masa Tenisi sporunda kulüpler şampiyonası yapıldığında çoğu Avrupa ülkelerinin çoğunda Çin kökenli sporcuların bolluğu göze çarpıyor. 
Bazen çok farklı bir tablo da ortaya çıkabiliyor. Sporcular belki önce yaşam hakkı ve farklılığı için evlenerek o ülkenin nüfusuna geçiyorlar. Kulüplerde göze batanlar milli takım hocalarının dikkatinden kaçamıyorlar. Milli takımlarda oynatılmak istendiğinde bu defa ilgili ülkenin o sporundaki federasyonundan izin alınması gerekiyor. Bu da bir maliyet kuşkusuz. Bunu bir şekilde çözebilen federasyonlar başka ülkelerden gelen bu sporcuları milli takımlarda oynatabiliyorlar.
Hangisi daha iyidir sorusuna geçmeden devam etmekte olan TOHM (Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri) konusuna da kısaca değinmek gerekiyor. Bunca yıldır devam eden bu merkezlerden yetişen kaç tane sporcu dünya çapında gelişim veya derece yapmıştır. Buralara harcanan paralarla devşirme için ödenenler arasında farkların büyüklüğü nedir? Soruları siz çoğaltabilirsiniz.
Kişisel önerim bu sporcu yetiştirme işi yeniden ele alınmalıdır. Sporlar ve Merkezler gözden geçirilmeli, yönetişim ve teknik adamlık boyutlarında yeniden yapılanma sağlanmalıdır. Sporcu kamp merkezleri derhal açılmalı, beş yıldızlı otellerde kamp yapmaktan vazgeçilmelidir. 
Madalya için devşirme sporcuları podyuma çıkarmayı adet edinirsek kendi gençlerimizin sporla uğraşmalarının önüne geçileceği bilinmelidir. Daha çok sayıda hareket eden, spor yapan bir gençlik için mücadele etmeliyiz. Hazır Bakanlık el değiştirmişken, etrafındakiler bu konuyu dikkate almalıdırlar.

Menu