Spor AŞ'ler ne olacak?

Tarih:4 Mayıs 2019

Spor AŞ’ler ne olacak?

 

İstanbul, Spor A.Ş. kurarak spor yönetimi ve sportif aktiviteler bakımında devrim sayılabilecek girişimleri başlattı. Bunda başarılı da oldu. Fakat yolunda gitmeyen bazı işlerin olduğunu herkes söylese de ben çok farklı düşünüyorum.

 

Bir kere inanılmaz hızda spor tesisleri yapılmaya başlandı. Halı futbol sahaları, kapalı tenis kortları, fitnes salonları, spor oyunları için salonlar, cimnastik yapılabilecek alanlar, bazı yerlerde yüzme havuzları derken buna bir de çalıştırıcıları eklediğinizde ortaya önemli bir yapı çıkıyor.

 

Bu modelin hemen her şehirde gerçekleşmesini beklerken bu hız birden kesildi. Bunun birinci nedeni olarak siyasette bir noktaya gelemeyenlerin buralara yönetici olma istekleridir. İkinci nedeni ise yine siyasetin tatlı taraflarına özlem duyanların yapmakta oldukları görevi bir atlama taşı olarak görüp Spor AŞ’lerden oralara geçmeleridir. Buna en iyi örneklerden biri olarak geçmiş dönem Gençlik ve Spor Bakanımızı gösterebiliriz.

 

Spor AŞ’ler, her ilçede inanılmaz arazileri bulup değerlendirdiler. Oralar boş kalsa eminim yüksek katlı konutların yer alacağı sitelerle dolu olurdu. Bu yüzden bir bakıma betonlaşmayı da geriletmiş oldular. Bunu topluma hizmet olarak değerlendirebiliriz.

 

Sorun olarak bana gelen bazı bilgilerde, spordan anlamayan kişilerin spor yöneticisi olarak görev yapıyor olmalarıdır. Bu durum yeni karşılaşılan bir gelişme değildir. Hemen her sektörde buna benzer tablolarla karşılaşılmaktadır. Çoğu arkadaşım her defasında bana şunu söylerler: “Üç S hakkında herkes fikir sahibidir, her ne kadar bilgi sahibi olmasalar da”... Bunların neler olduğunu sanıyorum hepiniz biliyorsunuz; Sanat, Spor ve Siyaset... Dolayısıyla bu sektörlerde ciddi bir eğitim, kültür, deneyim olmadığı takdirde ciddi başarımların gelmesi imkânsızdır. Gelmiş olanlar varsa da ya bir rüzgâr ya da başka faktörlerin etkisidir.

 

Yöneticiler dışındaki çalıştırıcılar hakkında çok fazla negatif bilgi yok ama her yaşa göre özel eğitim ve uzmanlık almış eğitmenlerin olması önemlidir. Bazı ziyaretlerimde öğrencilerimle karşılaşmak beni çok mutlu ediyor. Öğrenciliklerinde her koşulda hocalık yapmaya hazır olmaları gerektiği konusunda verdiğim tavsiyelere uymaları, onlara bu şirketlerde pozisyon bulmalarını sağlamış olabilir. Bu yüzden, hangi bölümde okursa okusunlar, egzersiz ve aktivite konularında biraz değil kendilerini fazlaca geliştirmelidirler.

 

Şimdi ise buralara spor yapmaya gelenlere göz atalım: Her yaştan kadın ve erkek katılımcıları fitnes yaparken, koşarken ve yürürken görüyorum. Bir programa göre mi egzersiz yapıyorlar, bunu bilemiyorum. Burada çok dikkat edilmesi gereken bir nokta bulunuyor. Her katılımcının ciddi şekilde sağlık kontrolünden geçmesi gereklidir. Ardından basit motorsal ve fonksiyonel testlerden geçirilerek uygun egzersiz reçeteleri düzenlenerek hareket yapmaya başlamalıdırlar...

 

Bu uzun giriş sonrasında, gelecekte bu sistem ne olacaktır sorusuna doğru cevaplar bulmak zorundayız. Son zamanlarda “Spor İstanbul” şeklinde isimlendirilen bu yapı, spor kulüplerinin yapamadıklarını gerçekleştirme iddiası ile yola çıktılar. Egzersiz yapanlar için bu kadar çok yatırım karşılığında elimizde sağlık ve sporla ilgili istatistikler yok. Her geçen gün hasta sayısı artıyor. Diyabet, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları geçiren insan sayısında artışların azalmadığını görüyoruz. Keza psikolojik, psikiyatrik vakaların artış hızını hesaplamakta zorluk çekiyoruz. Bütün bunlardan sonra şapkamızı (Kullanan kaldı mı acaba?) çıkarıp bir yuvarlak masa toplantısı (Konunun tüm taraflarının yer aldığı) yapmalıyız.

 

Burada Üniversitelere önemli görevler düşüyor. Olay yalnızca, Yerel Yönetimlerin veya Bakanlıkların konusu değildir. Sağlık ve Spor bir toplumun geleceğinin şekillenmesinde çok önemli bir faktördür. Bunu dikkate alarak yeniden yapılanma süreçlerine girilmesi önemli bir görevdir.

 

Herkese mutlu bir hafta diliyorum.

Menu