Milli takım hocalığı...

Tarih:19 Ağustos 2017


Fatih Terim görevden ayrılınca yerine bir Romen teknik adam getirildi. Sanki her şey önceden tasarlanmış gibiydi. Galatasaray Kulübü Fatih Terim’i şimdi almak istese, TFF’ye olan bonservis bedelini (pardon tazminatını!!!) ödemek zorunda kalacaktı. Bir şekilde başka yollar bulunmalı idi. Kebapçı imdada yetişti. Ben bu olayın senaryo olduğunu düşünüyorum! 
Efendim, milli takım ya da kulüp takımlarının birer çalıştırıcısı olur. Bu kişiler çeşitli teknik ekipleri kurarlar, bir takvim dahilinde hedeflerine ulaşmaya çalışırlar. Görevlerinden ayrılmaları için farklı argümanlar kullanılabilir. Ya kendileri ayrılırlar ya da görevlerine son verilir. Her iki yöntem de normal karşılanabilir. Ama bu defaki çok farklı oldu…
Çok önemli değil aslında, birkaç hafta içinde konu unutulur gider.
Gelelim Lucescu ismine… Hem burada hem de Ukrayna’da çok başarılı sonuçlara ulaştı. Avrupa’da çok tanınmış bir isim. Elemeler öncesi çok önemli maçlarımız var. Bu maçlar kaybedilirse ve o da giderse ne olacak? Bu ülkede futbol milli takımını çalıştırabilecek başka insan yok mu? Neden birkaç isme takılıp kaldık? TFF’nin bunu düşünecek hali de yok demek!
Çok yıllı planlarımız bir türlü olamıyor. Kurumlarımız ve içlerindeki yetkililer (eğer yetkileri varsa tabi) uzun vadeli yatırımlara,  yapılanmaya gidemiyorlar. Çünkü planlama soyut bir tasarım olduğu için kimse geleceği göremiyor, görmek istemiyor. 
Böyle olunca da sporda ne kulüplerimiz ne de milli takımlarımız başarılı olamıyorlar. Bu gidişle de benzer kötü sonuçları izlemeye devam edeceğiz gibi…
Her şeye rağmen umutsuz olmamak gerekir. Bu milli takımın başına Ersun Yanal getirilmelidir. Ama hemen değil. Çalışmakta olduğu Trabzonspor Kulübü ile anlaşılsın, konu teklif olarak ona iletilsin, kendi ekibini kursun, 10 yıllık bir plan yapsın ve işe koyulsun… Böyle birkaç maçlık ve 2+1 yıl gibi opsiyonel anlaşmalar bugünün futbolunu kurtarmamızda yeterli olmaz! 
Kulüplerimizde yabancı oyunculara bol şans verince milli takıma oyuncu bulamaz olduk. Işık hızı ile kulüplerin alt yapılarına TFF’nin farklı şekillerde destekleri başlamalıdır. Futbolun yeni bir yapılanmaya ihtiyacı bulunmaktadır. Medyanın futbola olan yaklaşımı masaya yatırılmalıdır. Unutturulmaya çalışılan futbol aşkı yeniden canlandırılmalıdır.
Gazeteleri okuyup, radyo ve televizyon yorumlarını izledikten sonra bu satırlar ortaya çıktı. Bazı radyolarda ısrarla Yılmaz Vural ismi ön plana çıkarılıyor. Bu şekilde göreve getirilmeyi Yılmaz Vural da istemez sanırım? Futbol antrenörlerinin göreve gelmesinde çeşit faktörler etkili olabilir ama konuyu magazin penceresinden yorumlamak pek hoş olmuyor. 
Yapmaz mı, aksine çoklarından başarılı olur ama onunla çalışacak ciddi bir milli takımlar meneceri de aktif olarak rol oynamalıdır. Hayatımda bir kez kendisini gördüğüm sohbet ettiğim ama yaptıklarını takip ettiğim Can Çobanoğlu bu işi başarı ile gerçekleştirebilir.
Spor, özellikle futbol, ülkemizin dünyaya açılan en önemli kapısıdır. Hem içte hem de dışta insanımız güzel sonuçlar bekliyor. Bu beklentilerin gerçekleşmesi için lütfen daha dikkatli ve planlı olalım...

Menu