Koşmayan Gençlik üzerine...

Tarih:23 Şubat 2018

Spor, tasarruf, koşmayan gençlik...

Temel eğitimin ilk dört yılında dersin adı var hocası yok. İkinci dört yılında çocuk var spor yapacak yok. Üçüncü dört yıla girince kimsenin spor yapacak hali yok. Üniversiteye girme telaşı, dershane, sınav sistemi sorunları derken boşa akıp giden yıllar...

Milli takımlara oyuncu lazım derken bulmakta güçlük çeken teknik adamlar... Faaliyet yapalım derken bütçeleri buharlaşan spor federasyonları... Milli takım antrenörü olmak isteyen kulüp antrenörleri... Milli takım hocalığını referans olarak kullanan teknik adamlar...

Turnuvalar yaparız, ama ülkemizde... Güzel mi bunları yapmak? İlk bakışta güzel ve hatta bol madalya toplanınca gurur tabloları... Ama aynı takımla bir başka ülkeye gidilen turnuvada o kadar madalya alınamıyor. Neden acaba?

Karate turnuvası yaparız. Yaptık da... Afişler, köprü afişleri oldukça ilginç idi. Hakkı Koşar anısına... Rahmetle anıyoruz. Karate sporu için yaptıkları kitaplara sığmaz uzunlukta... Ama afişe bakıyorum, judo giysileri ile karelenmiş bir fotoğraf görüyorum. Umarım yanılmışımdır. Karate için Judo elbisesini kullanmak da ne oluyor?

Havalar soğudu diye yağlı güreş aktivitelerini görmez olduk. Oysa çocuklar için yağlı güreş etkinlikleri yıl boyu sürmelidir. Güreşi seven ailelerimizin çokluğunu herkes bilir. Yeter ki düzenleme iradesi gösterelim.

Futbol için herhalde yüzlerce yazı yazmışımdır. Bir ara o kadar ileri gittim ki, “Futbol kimin elinde” başlıklı yazı bile yazdım. Ne yazık ki, sahibini hala bulamadım...

Spor ve sporun yönetimi kolay değildir. O kadar çok bileni vardır ki, say say bitiremezsiniz. Abuk sabuk yorum yapanlardan tutun, bir sopa ile hakemleri konuşan yorumcu ama bir şey anlamadığınız televizyon programları... Bunları izleyen spor ya da futbol severler giderek spordan, futboldan uzaklaşıyorlar. Bunun sonucu dijital bir dünyaya esir olmaktır.

Dijital dünyanın esiri olunca da embesil, okumayan, görmeyen, bakmayan, koşmayan bir gençlik yaratmış oluyoruz.

Yoksa olmasını istediğimiz gençlik bu mu?

Menu